YASİN ANDAÇ YİTİK HAZİNE; BAHARAT
Yazı Detayı
25 Nisan 2021 - Pazar 23:50
 
YİTİK HAZİNE; BAHARAT
YASİN ANDAÇ
mardinhabergazetesi@gmail.com
 
 

Baharat; yemeklerimizin tadı, tuzu, biberi. Ama eminim baharat kelimesini okuduğunuz gibi zihninizde ilk canlananlardan biri de baharat yoludur. Baharat öylesine büyük uğraş ve taleple Batı'ya taşınmıştı ki güzergâha bu isim verilmişti. Öyle ki zihinlerimizdeki yerini halen daha muhafaza etmektedir. Uzun senelerdir insanoğlunun ağzının tadı olmaya devam ediyor baharat. Biz her ne kadar az bir kısmını biliyor olsak da farklı dünya mutfakları itibariyele envai çeşit baharat mevcut.

Bir zamanlar nice uzun yol, dağ, taş ve deniz aşarak Doğu'dan Batı'ya taşındı. Oysa günümüzde küresel lojistik planlamada devrim yaşandı. Dünyanın bir ucundan bir diğer ucuna giderken bile binlerce deniz mili mesafe kısa zamanlarda aşılabiliyor. Veya kendimizi markete gidemeyecek derecede aciz hissettiğimizde verdiğimiz sipariş kapımıza kadar gelebiliyor. Arada kat edilmesi uzun zaman alan tedarik zinciri de yok üstelik.

Günümüzde baharata ulaşmak böylesine kolayken sofralarımızı bu güzelliğe kapattık. Yalnızca tuz, pul biber, biraz şanslıysak belki bir de kara biber; Lokanta ve restoranların genelinde bu durum böyle. Yemeği damağımıza bir tat olarak değil de temel bir ihtiyacın giderilmesi olarak görüyoruz; halbuki iş yerlerimizde stresli çalışma alanlarımızın kurtarıcısı oluyor yemek molaları. O yemeği birkaç baharat dokunuşuyla farklı bir lezzete dönüştürmek mümkünken kendimizi bundan mahrum bırakıyoruz. Bir milletin önemli bir kültürel hazinesi olan mutfak, her geçen gün kan kaybediyor. Ve bu kan kayboldukça bir baharat daha hayatımızdan çıkmış oluyor. Taze fasulye mücveri, bulgur herlesi, ekmek tiriti, ileşemen yemekleri, unutulmuş veya unutulmaya yüz tutmuş yemeklerdendir. Durum böyleyken baharatlar da sofralarımızdaki erozyondan nasibini aldı.

Fabrika işi soslar, fabrika işi baharat özleri bizleri zehirlemeye devam ediyor. Vanilya çok nadir ve kıymetli bir bitkiyken bizler fabrika işi şekerli vanilinleri, vanilya diye kek ve pastalara yığıyoruz. Hayatımız elimizden kayıp giderken böylesi bir güzelliği göz ardı ediyoruz. Yalnızca çok özel anlara şahitlik eden sofraları süsler oldu baharatlar. Oysa eskiden baharatlar yalnızca yemekleri ve tatlıları süslemez ilaç olarak da kullanılırdı. Kimse kimyevi ilaç nedir bilmezdi.

Tarçın, Zerdeçal, Safran, Ihlamur, Mahlep, Çörek Otu ve daha nicesi. Her ne kadar bilim dünyası alternatif tıbba yönelmiş gözükse de biz insanoğlu tarım alanlarını yok ettik, doğanın bizlere sunduğu güzellikleri bir kenara atıp; sanki dünyadan hiç gitmeyecekmişiz gibi betonu çevremize egemen kıldık. Tatlılarımızı, yemeklerimizi, çaylarımızı tek bir dokunuşla birer lezzet iklimine çevirecek baharatlara mutfağımızı kapattık. Şöyle bir baksak mutfaklarımızdaki baharat çeşidi, zannediyorum bir elin parmaklarını geçmeyecektir.

 
Etiketler: YİTİK, HAZİNE;, BAHARAT,
Yorumlar
Haber Yazılımı