Serkan KURT Mülteci
Yazı Detayı
29 Temmuz 2021 - Perşembe 15:02
 
Mülteci
Serkan KURT
[email protected]
 
 

Her yıl belirli dönemlerde mülteci veya sığınmacılar ile ilgili tartışmalar ve ırkçı saldırılar belirli kesimler tarafından gündeme gelmektedir. Çatışma, şiddet ve zulüm nedeniyle zorla yerinden edilen kişilerin sayısın her geçen gün arttığı bir dönemde bu tür tartışmaların olması kaygı verici bir boyuta ulaştı. 
Şunu çok açık bir şekilde belirtmekte fayda var. Mülteci sorunu ve insan hakları konusu arasında açık bir ilişki vardır. İnsan hakları ihlalleri, yalnızca kitlesel büyük göçlerin ana nedenleri arasında yerini almakla kalmayıp, aynı zamanda da bu ihlaller devam ettiği sürece gönüllü yeniden yerleştirme seçeneğinin de önünde bir engel haline gelmektedir. Azınlıklara yönelik hak ihlalleri ve etnik çatışmalar, büyük ölçüde, hem kitlesel büyük göçlerin hem de ülke içinde yerinden edilmelerin kaynağını oluşturmaktadır.
Mülteciler ve ülkesinde yerinden edilmiş insanların asgari hakları karşısında kalınan kayıtsızlık, iki sorun arasındaki ilişkinin başka bir boyutudur. Sığınacak yer arama süreci esnasında, artan bir insan kitlesini, güvenli bölgelere ulaşabilme haklarının ellerinden alındığı kısıtlayıcı önlemlerle karşı karşıya bırakılmaktadır. Bazı durumlarda, sığınmacı ve mülteciler alıkonulmakta ya da hayatlarının, özgürlüklerinin ve güvenliklerinin tehdit altında olduğu bölgelere zorla geri gönderilmektedirler. Bazıları silahlı gruplar tarafından saldırıya uğramakta ya da zorla silahlı gruplara dahil edilmekte ve sivil çatışmalarda taraf olarak savaşmaya zorlanmaktadırlar. Sığınmacı ve mülteciler, aynı zamanda, ırkçı saldırıların da mağdurlarıdır.
Mülteciler, sığınma süreçleri öncesinde, sırasında ve sonrasında saygı duyulması gereken haklara sahiptirler. İnsan haklarına duyulan saygı, günümüzdeki mülteci akınlarını hem önlemek hem de çözmek için gerekli bir koşuldur.
Birleşmiş Milletlerin tanımı ile mülteci, “Irkı, dini, milliyeti, belli bir sosyal gruba mensubiyeti veya siyasi düşünceleri nedeniyle zulüm göreceği konusunda haklı bir korku taşıyan ve bu yüzden ülkesinden ayrılan ve korkusu nedeniyle geri dönmeyen veya dönmek istemeyen kişidir” şeklinde çok açıklayıcı şekilde ifade etmiştir. 
İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi ise sığınma hakkı için, “Herkesin zulüm karşısında başka ülkelere sığınmacı ve bu ülkelerce sığınmacı işlemi görme hakkı vardır (madde 14/1)” diye belirtiyor. 
Bu bağlamda, tarihin en eski devirlerinden beri göç ve iltica kavramları olagelmiştir. Hiç kimse ve hiçbir neden yokken kendi isteğiyle yerinden ve yurdundan bilerek başka bir ülkeye mülteci konumuna düşmek istemez. Mülteci veya sığınmacıların varlığından önce buna sebep olan nedenlerin araştırılması ve buna sebep olacak politikaların uluslararası düzeyde bir sonuca götürülmesi gerekir. 
Şunu da belirtmekte fayda var, mülteci ve sığınmacılar da bilmelilerdir ki herkes gibi bulundukları ülkenin yasalarına ve hukuklarına göre konum almalılardır. Bu konuda yapılacak her türlü hukuk dışı uygulamalar karşısında her birey gibi yasalar önünde eşit durumda olacaklardır. Bir kişinin yapacağı bir yanlışı herkese mal etmek doğru olmadığı gibi, tümden bir topluma da mal edemeyiz. Ülkemizde her gün özellikle bilinçli bir şekilde bir kesim tarafından özellikle mültecilere yönelik ağır ithamlarla karşılaşmaktayız. Bu konuda söylenen her şeye şüpheyle bakmamız gerektiğini bilmeliyiz. 
Eğer yeryüzü üzerindeki savaşları bitirmezseniz dünyamız bir mülteci kampına dönüşecektir. Mülteciliğin olmasını istemiyorsanız bu anlamsız savaşların durdurulması gerekir. Herkesin özgürce ve güvende yaşayabileceği bir dünya yaratalım ki kimse mülteci veya sığınmacı olmasın. İnsanlar özgürce seyahat edebilsin, özgürce konuşsun, özgürce inancını yerine getirebilsin, özgürce gülebilsin, özgürce yaşayabilsin. Tüm meselemiz bu. Bir gün herkesin mülteci olabileceği saikiyle insana insan olduğu için değer verilmesini bilmeliyiz. 
Herkesin bir ütopyası olduğu gibi benim de bir ütopyam var. Sınırsız ve savaşsız bir dünya ütopyam var. Bir gün bu ütopyamın gerçekleşirse hiç kimse ne mülteci olur ne sığınmacı. Belki de hepimizin ütopyası savaşsız bir dünya. 

 

 
Etiketler: Mülteci,
Yorumlar
Haber Yazılımı