YASİN ANDAÇ KİM NEREYE GÖTÜRÜR?
Yazı Detayı
18 Nisan 2021 - Pazar 20:14
 
KİM NEREYE GÖTÜRÜR?
YASİN ANDAÇ
mardinhabergazetesi@gmail.com
 
 

Sosyal bir varlık olarak insan, hayatını anlamlandırmak, bilgi, beceri ve deneyimlerini çeşitlendirmek maksadıyla bir çevre edinimine ihtiyaç duymaktadır. İlk çocukluk dönemimizden, gençlik çağımıza ve son ânımıza kadar farklı insanlarla tanışıyor, kimi zaman bu tanışıklığı dostluğa dönüştürüyoruz. Kiminin hayatı bir dostun eliyle güzelleşirken, başka bir yerde dostluk kötülük olarak yansıyabiliyor. Bu noktada hiç şüphe yok ki asıl önemli olan, doğru dostlar edinmektir. Özellikle günümüz değişen toplum yapısında ebeveynlerin bu hususta tereddütleri artıyor, çocuklar üzerinde bazen psikolojik baskı denecek boyutta tedbir gösterilebiliyor. Peygamber efendimizin, "kişi sevdiği ile beraberdir ve kıyamet günü kişi sevdiğiyle haşrolacaktır" hadisi, meselenin ciddiyetini gözler önüne sermektedir. Edindiğimiz dostlarımızın ahlâkını ediniyor, gün geçtikçe benzeşimlerimizi arttırıyoruz. ve maalesef bu benzeşim çoğunlukla kötü yönde oluyor. "üzüm üzüme baka baka kararır" Atasözü hepimizce malum. Bir damla berrak su, bir bardak dolusu kirli suyu temizlemeye muktedir değilken; bir damla kirli su, bir bardak dolusu berrak suyu kirletmeye kâfi geliyor. Dostluk da tam olarak böyle algılanmalı.

 

Dostlar edinirken her birimize sorumluluk düşüyor. Seneler öncesinde okumuştum. Zannediyorum Dostoyevski'nin "Delikanlı" isimli romanında karşılaşmıştım. Çocuk roman kahramanımız misafirliğe giderken sokaktaki çocukların yoldan geçenlere taş attığını görür. Kahramanımız da eline taş alıp sokaktaki çocuklara bir müddet eşlik eder. Bu eylem bir vakit böyle sürdükten sonra, kahramanımız bu davranışının doğru olmadığını fark edip eyleminden vazgeçer. Tabii sonrasında sokaktaki diğer çocuklara yönelip bu eylemden onları da vazgeçirmeye çalışır ama nafile, çocuklar aynen devam ederler. Kahramanımız söz alıp şunları söyler; Bu yaptığınız hiç ahlaki değil, bununla insanlara eziyet ediyorsunuz. Sokaktaki çocuklar ise şu cevabı verir; biz gayet ahlaki ve doğru bir eylemin içindeyiz, yanlış olduğunu da kim söylemiş! Daha sonra kahramanımız, sokaktaki çocukların en temel insani ilkelerden bile yoksun durumda olduğunu fark eder. Onlar kendilerine yakışanı yapıyor olsalar da kahramanımız meselenin farkında. Dolayısıyla bu eylemi devam ettirmek gibi bir alçaklığın içinde bulunma şansı yok. Dostlarımızı seçerken de bir yola girerken de karşımızdaki insanı o sokak çocuklarıyla karşılaştırmak, onlara göre konumlandırmak doğru olan olsa gerek. Bilmeyen kendine yakışını yapar ama biz meselenin ne olduğunun farkındaysak hata yapmak gibi bir seçeneğimiz olmamalı. Bizi bir yola sevk etmek maksadı güden dostumuz, belki o sokak çocukları gibi en temel insani değerlerden bile yoksun olabilir.

 

Hayat denen şu yaşam serüvenimizde karakterimizi inşa ederken güzel dostluklar edinmemiz ümidiyle, yazımı yine peygamber efendimizin bir hadisiyle noktalamak istiyorum; "İyi arkadaşla kötü arkadaş misk taşıyan kimse ile körük üfüren kimse gibidir. Misk taşıyan ya sana onu ikram eder yahut sen ondan (miski) satın alırsın ya da ondan güzel bir koku duyarsın. Körük üfüren kimse ise ya elbiseni yakar ya da ondan kötü bir koku duyarsın!”

 

 
Etiketler: KİM, NEREYE, GÖTÜRÜR?,
Yorumlar
Haber Yazılımı