Serkan KURT İNSANLIĞIN SONU: KÜRESEL ISINMA
Yazı Detayı
12 Ağustos 2021 - Perşembe 10:41
 
İNSANLIĞIN SONU: KÜRESEL ISINMA
Serkan KURT
mardinhabergazetesi@gmail.com
 
 

İklim değişikliği ya da Küresel ısınma, karbondioksit gibi ısıyı tutan gazların atmosferde artmasıyla oluşan ve atmosfere salınan sera gazlarının neden olduğu düşünülen sera etkisinin sonucunda da, Dünya üzerinde yıl boyunca kara, deniz ve havada ölçülen ortalama sıcaklıklarda görülen artış nedeniyle dünyanın iklimin değişmesidir. Küresel İklim Değişikliği insani fosil yakıtlar tüketimi, endüstriyel ve tarımsal gibi faaliyetlerinin sonucu olarak atmosferdeki miktarı ve yoğunluğu artan sera gazlarının neden olduğu küresel ısınmanın neden olduğu iklim değişiklikleridir. Bu iklim değişiklikleri kuraklık, çölleşme, yağışlardaki dengesizlik ve sapmalar, su baskınları, tayfun, fırtına, hortum vb. meteorolojik olaylarda artışlar gibi belirtilerle kendini gösterir.

Birleşmiş Milletler'e (BM) bağlı Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli (IPCC) iklim değişikliğine ilişkin yeni değerlendirme raporunu açıklamış. Biraz rapordan bahsettikten sonra Küresel Isınmanın boyutlarını da ele alacağız. Rapora göre, küresel ısınmanın "korkunç sonuçları" giderek daha belirgin hale gelirken iklimin korunması için gösteriler çabalar ise yetersiz kalıyor. Küresel ısınmanın, 2018'de öngörülenden on yıl önce, 2030'a kadar 1,5 derece artacağının belirtildiği raporda, iklim değişikliğinin insan ürünü olduğu vurgusu yapılıyor. "İnsan etkilerinin; atmosferin, ozon tabakasının ve yeryüzünün ısınmasına neden olduğu ortadadır" ifadesinin yer aldığı raporda, uzmanların ilk kez bu denli kesin bir dil kullandığı dikkat çekiyor. Daha önceki IPCC raporlarında, iklim değişikliğinin endüstriyel faaliyetler sonucu meydana geldiğinin "kuvvetle muhtemel" olduğu değerlendirmeleri yer alıyordu. IPCC'nin raporuna göre, atmosfere zararlı karbondioksit gazı emisyonunun radikal biçimde azaltılması durumunda dahi, sıcaklıkların sanayileşme öncesi döneme göre 1,5 derece artmasını engellemek artık mümkün değil. Ancak raporda, önlem alınmaması halinde küresel ısınmanın yüzyılın sonuna kadar 2 derece ve üzerinde seyredeceği tahmininde bulunuluyor.Raporda, şu ana kadar nadir görülen aşırı hava olaylarının sıklaşacağı değerlendirmesi de yapılıyor. Sıcaklık artışının 1,5 derece ile sınırlandırılması durumunda dahi bu durumun değişmeyeceğine dikkat çekilirken 50 yılda bir görülen aşırı sıcak havanın artık yılda bir görülmesinin olası olduğu vurgulanıyor. Tropik fırtınaların, yağmur ve kar yağışının artacağı belirtilirken şu ana kadarkine kıyasla 1,7 kat daha fazla kuraklık yaşanacağına da dikkat çekiliyor. Yangınların daha yoğun ve uzun süreceği uyarısı yapılırken, "Artık aşırı hava olayları hakkında niceliksel çıkarımlarda bulunabiliyoruz" değerlendirmesine yer veriliyor.Kuzey Kutup Dairesi'ndeki ısınmanın dünyanın geri kalan yerlerine göre iki kat daha hızlı ilerlediğinin belirtildiği raporda, en iyimser senaryo doğrultusunda dahi 2050'ye kadar bölgedeki buzulların tamamının erimiş olacağına dikkat çekiliyor.

BM’nin açıkladığı bu korkunç tabloyu özellikle vurgulamak istedim. Çünkü son yıllarda sürekli karşılaştığımız kavramların başında küresel ısınma geliyor. Başta teknolojik gelişmelerin, aşırı yakıt tüketimi ve göçlerle birlikte nüfus artışının da etkisiyle atmosfere sera gazlarının salınımının artması, ozon küresel ısınma tabakasının incelmesi gibi nedenlerle küresel ısınma olayının etkileri giderek devam etmektedir. Küresel ısınma sadece dünyanın her bölgesinde sıcaklığıngiderek artması olayı değildir. Küresel ısınma dünyanın bir bölgesindekavurucu sıcakların başlamasıyla orman yangınlarının hızla yayılması,çölleşmenin artması, hatta insan yaşamını bile tehlikeye sokacak düzeyeulaşması, diğer yandan aynı anda yeryüzünün bir başka bölgesinde aşırı yağışların etkisiyle her tarafın sularla kaplanması, sel felaketleriningörülmesi, aşırı erozyon gibi doğa felaketlerinin yaşanması olayıdır. Ki zaten son birkaç yılda ülkemizde yaşanan sel felaketleri, orman yangınları gibi felaketlerinin artması buna örnek verile bilinir.

Küresel ısınma olgusundan en çok etkilenecek ülkelerden biriyiz. Güneydoğu, İç Anadolu, Akdeniz ve Ege bölgeleri gibi yarı kurak bölgeler, küresel ısınmanın tetiklemesiyle çölleşmeye doğru bir yol izleyecektir. Kuraklığın artması, içme ve kullanma suyu ihtiyacının karşılanamaz duruma gelmesine neden olacağından, insan yaşamı da büyük tehdit altında olacaktır. Küresel ısınma baskısı arttıkça, yörelerdeki farklı iklimler ve canlılar bundan değişik biçimlerde etkilenerek yörelerde tür çeşidi ve sayısında değişmeler görülecektir. İleride geri dönüşümü olmayan çevre tahribine varan olaylarla karşılaşılabilecektir. Ülkemizde küresel ısınmadan belki en çok etkilenecek ve varlıkları tehlikeye girecek ormanlarımızdır. Küresel ısınma ile ortaya çıkan ısınmadan kuraklıktan, aşırı yağışlardan, heyelanlar ve erozyon oluşumlarından zarar görecek ormanlarımızdır. Bunların yanması ve tahribiyle ortaya çıkacak CO2 gibi sera gazları atmosfere karışarak küresel ısınmanın etkilerini artıracaktır. Küresel ısınma, özellikle su kaynaklarının azalmasına sebep olacak ve temiz su bulmayı güçleştirecektir, hatta imkansız hale getirecektir. Çünkü sanılanın aksine ülkemiz su azlığı çeken ülkeler arasındadır. Suyun azalması tarım alanlarında tuzlanmayı, çoraklaşmayı artıracak verim elde etmek uğruna kullanılan aşırı gübre ve pestisitler de su ve toprak kirlenmesi miktarını artıracaktır.

İnsanoğlu binlerce yıldan beri doğaya hakim olma, daha çok yararlanmagibi isteklerle dünyayı sorumsuzca, düşüncesizce tahrip etmektedir. Küreselısınma olgusu, binlerce, milyonlarca yıldan beri dünyada görülen iklimseldeğişme olaylarından çoğu özellikleri yönüyle farklıdır. Her şeyden önceküresel ısınma olgusu doğanın kendi döngüsü içerisinde gerçekleşen bir olaydeğildir. Tamamen insan aktivitesi sonucu meydana gelen birikimli vebirbirini etkileyerek giderek şiddetini artıran olaylar bileşeninintetikleyicisidir. Küresel ısınma olgusu, insanın ilk kez bulunduğu çevreye müdahale ederek çevre koşullarını değiştirmeye başladığı Sanayi Devrimiyle başlamış, teknolojik gelişmelerin sonucu olarak doğanın ve çevre koşullarının olumsuz değiştirilmesinin, insan ve canlı yaşamına vereceği zararların nerelere ulaşabileceği düşünülmeden yapılan sorumsuzca davranışların neticesinde ortaya çıkmıştır. Küresel ısınmanın tehlikeli boyutlarının tüm dünya ülkeleri tarafından anlaşılması ancak 1970 yıllarda gerçekleşmiştir.

İnsan yaşamı başta olmak üzere tüm canlıları tehdit edecektir. Ani ve dengesiz iklim koşulları, ekilebilir alanlarda erozyon, heyelan,sel felaketi, orman yangını ve çölleşmeyi artırarak tarım alanlarının hızla yok olmasına sebep olacağından, besin bulmak imkansız hale gelebilecektir. Ormanların yanması, çölleşme, erozyon olayları daha fazla CO2 gibi seragazlarının atmosfere salınmasına neden olacağından, küresel ısınmanınetkileri daha fazla görülmeye başlayacaktır. Küresel ısınmanın artmasına bağlı olarak meydanagelecek tüm felaketleri şimdiden tam olarak kestirmek ve açıklamakmümkün değildir. Ancak küresel ısınmayı önlemek için tüm dünya ülkelerineler yapılması gerekiyorsa hiç zaman kaybetmeden başlamalıdırlar. Çünkübitkilerin, hayvanların yaşamadığı dünyada, insanların yaşayabileceğinisanmak hiçbir insanın düşünebileceği bir gelecek olmasa gerek.

Küresel ısınmayı durduracak tek güç insanoğlu ve devlet politikalarıdır. Küresel ısınmanın nelere mal olacağını herkesin artık anlaması gerekiyor. Hatta gerekirse bu konuda eğitimler verilmelidir ve insanlara tek tek anlatılmalıdır.

 

 
Etiketler: İNSANLIĞIN, SONU:, KÜRESEL, ISINMA,
Yorumlar
Haber Yazılımı