Serkan KURT 2022 Yılı Kurak Geçecek
Yazı Detayı
19 Kasım 2021 - Cuma 10:41
 
2022 Yılı Kurak Geçecek
Serkan KURT
mardinhabergazetesi@gmail.com
 
 

Kuraklık doğal afetler arasında en kritik afet olarak tanımlanıyor. Bunun sebebi ise yavaş yavaş gelişmesi ve etkisi hayatın birçok alanında hissediliyor olmasıdır. Bilim insanları buna doğanın gizli tehlikesi diyor.Bu tehlike 2021 yılında dünyada ve Türkiye'de artık daha yakın bir tehdit haline geldi. Özellikle bölge halkı 2021 yılını kurak bir yıl olarak geçirdi. Çiftçiler başta olmak üzere bölge halkının en büyük kaygısı 2022 yılının da kurak geçmesi olacak gibi görünüyor. Kara kara düşünen bölge halkı, yağışların bir türlü yağmaması nedeniyle tarlasına bile gidemiyor. Bir gözü yukarıda bir gözü ise boş tarlalarında. 
Kuraklık tabiatın gizli tehlikesi olup genellikle herhangi bir mevsim veya bir zaman diliminde yağış miktarındaki azalmadan ya da dengesizliğinden dolayı meydana geldiği, kimi kaynaklarda da su kıtlığı olarak tanımlanabiliniyor. Kuraklık genellikle yavaş gelişir ve uzun bir dönemi kapsar. Kurak iklimlerin hüküm sürdüğü yerlerdeki hayvanlar ve bitkiler, yağıştan dolayı olumsuz etkilenirler. Kuraklık tespit edilmesi en zor felaketler arasında yer alıyor. Kuraklık, yalnızca fiziksel bir doğa olayı olarak görülmemelidir. Kuraklığın, insan ve faaliyetlerinin su kaynaklarına olan bağımlılığı nedeniyle, toplum üzerinde çeşitli olumsuz etkileri vardır.
Tabi, kuraklığın birkaç çeşidi var. Bunlar arasında meteorolojik kuraklık, tarımsal kuraklık ve hidrolojik kuraklık olmak üzere üç şekli vardır. 
Meteorolojik kuraklık: Yağışın belli bir dönem için ortalamaların altına düşmesidir. Yıllık, mevsimlik veya aylık yağış toplamlarının ortalamadan farklı olmasıdır.
Tarımsal kuraklık: Bitkinin ihtiyacını karşılayacak suyun toprakta bulunmamasını ifade eder. Bitki büyümesinde yavaşlama, ürün kaybına neden olur, hayvanlar için de bir tehdittir.
Hidrolojik kuraklık: Uzun süren meteorolojik kuraklıktan sonra gelişir. Uzun yağışsızlıktan sonra yeraltı suları, kaynaklar, yüzeysel akış, toprak neminin etkilenmesidir. Göller, nehirler ve yeraltı sularında keskin düşüşler görülür. Bir dönemde oluşan yağış azlığı toprak nemini düşünerek tarımı olumsuz etkiler.
Uzun süreli kuru hava, nem azlığı yaratarak orman ve su kaynaklarında azalmaya neden olduğundan, ciddi çevresel, ekonomik, kent hayatı, kalkınma, teknoloji, gıda, temiz su ve sağlık sorunları ortaya çıkar. Bunun yanı sıra ciddi anlamda tarıma da etkisi vardır. Tarımda önemli olan, yıllık toplam yağış değil, bitkinin gelişme ve büyüme döneminde kök çevresindeki su miktarıdır. Bu suyun eksikliği tarımsal kuraklık olarak isimlendirilir. Karaların yaklaşık 16'sı kurak ve yarı kurak bölgelerden oluşur. Tarımda sulama veya kuru tarım yöntemleri kuraklığa çare olarak uygulanmaktadır. Çöllerde doğal su kaynaklarının bulunduğu vahalar hariç tarım yapılmaz. Ilıman ve nemli bölgelerde mevsimsel kuraklık tehlikesi bulunur.
Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün mayıs ayında yayınladığı “2020-2021 Su Yılı 8 Aylık Alansal Kümülatif Yağış Raporu” bölgelerdeki yağış miktarlarındaki oransal değişimleri hem su/tarım yılı normallerine hem de 2020 su/tarım yılına göre kıyaslıyor. Türkiye’nin yağış normalleri 1981-2010 arasındaki yağışları baz alırken, bir önceki senenin yağışı ile karşılaştırma yapılırken ise bir önceki su/tarım yılının kapsadığı 8 aylık kümülatif yağışlar göz önüne alınıyor. Türkiye genelinde 1 Ekim 2020-31 Mayıs 2021 arası 8 aylık dönemi kapsayan su/tarım yılı yağışlarına bakıldığında, normale göre 27, 2020 dönemine göre ise 25’lik bir azalış söz konusu. Marmara bölgesi haricinde diğer bütün bölgelerde iki parametrede de azalış söz konusu olurken, geçen yıl yağışlarına göre en fazla azalma ise 49 ile Güneydoğu Anadolu bölgesinde oldu. MGM’nin raporunda Denizli, Erzurum’un kuzeyi, Diyarbakır, Şanlıurfa ve Mardin çevrelerinde ise azalma oranının yer yer 40’ın üzerine çıktığı belirtiliyor. 
MGM tarafından yayınlanan kuraklık analizleri de aylık ve yıllık olmak üzere meteorolojik kuraklık durumlarına dair bilgiler eriyor. Meteorolojik kuraklık, genellikle en az 30 yıllık olmak üzere belirli bir zaman periyoduna ait normallerden meydana gelen sapma olarak tanımlanıyor. Kuraklık periyotları, belirlenen eşik değerlerinin altında olan günlerin sayısı ile ölçülüyor. MGM tarafından hazırlanan “Standart Yağış İndeksi (SPI - StandardizedPrecipitation Index) Metoduna Göre 2021 Mayıs Ayı Meteorolojik Kuraklık Durumu” raporunda belirli periyotlardaki kuraklık durumu incelenmiş. Standart Yağış İndeksi (SPI) esas olarak belirlenen zaman dilimi içinde yağışın ortalamadan olan farkının, standart sapmaya bölünmesi ile elde ediliyor. 
Haziran 2020-Mayıs 2021 arası dönemde Türkiye’nin büyük kısmında orta-olağanüstü kuraklık arası seviyeler göze çarparken, özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde olağanüstü kuraklık yaşandığı dikkat çekiyor. “Olağanüstü Kurak” olarak sınıflandırılan diğer bölgelerden bazıları ise İç Anadolu ve Ege’nin güney kısımları. Aynı metod ile hazırlanan 3 aylık değerlendirme ise 2021’in ilkbahar dönemindeki kuraklık durumunu gösteriyor.
Mart-Mayıs 2021 arasını kapsayan üç aylık dönemde Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde ve Ege Bölgesi'nde Aydın, Muğla, Denizli, Uşak, Afyonkarahisar ve çevrelerinde değişen şiddetlerde kuraklık görüldü. 
Kuraklığın başlama ve bitme zamanının tespiti zordur. Etkisi yıllar boyu devam edebilir. İlk etki tarımda görülür, sonra diğer sektörlere yayılır. Yağışların olmamasının yanında yüksek sıcaklık, düşük nem ve şiddetli rüzgarlar da kuraklıkta çok etkili olduğu bilinmelidir.

 
Etiketler: 2022, Yılı, Kurak, Geçecek,
Yorumlar
Haber Yazılımı