Mardin Barosu, Valiliğin yasaklama kararlarına karşı dava açtı
Haber
11 Ekim 2021 - Pazartesi 17:34
 
Mardin Barosu, Valiliğin yasaklama kararlarına karşı dava açtı
Mardin Barosu İnsan Hakları Komisyonu, Mardin Valiliği tarafından her 15 günde bir getirilen eylem ve etkinlik yasağı kararını mahkemeye taşıdı.
gündem Haberi
Mardin Barosu, Valiliğin yasaklama kararlarına karşı dava açtı

Mardin Barosu İnsan Hakları Komisyonu, Mardin Valiliği tarafından her 15 günde bir getirilen eylem ve etkinlik yasağı kararını mahkemeye taşıdı. Konuyla ilgili Mardin Barosu İnsan Hakları Komisyonu, baro binasında açıklama yaptı. Komisyon üyelerinin katıldığı toplantıda açıklamayı avukat Veysel Vesek yaptı.

Mardin Valiliği’nin kent genelinde her 15 günde bir eylem ve etkinlik yasağı kararı almasının istisna olmaktan çıkarak, genel bir yasaklama haline dönüştüğüne dikkat çeken Vesek, yapılanın doğrudan gösteri ve yürüyüş düzenleme hakkına dönük ihlal olduğunu kaydetti. Valiliğin almış olduğu yasaklama kararına dair dava açtıklarını aktaran Vesek, yaklaşık 3 yıldır kesintisiz bir şekilde uygulanan yasaklamalara son verilmesi çağrısında bulundu.

Baro tarafından yapılan suç duyurusu dilekçesinde şunlara yer verildi: “Mardin Valiliği tarafından karar verilen bu yasaklama kararı süresi bitiminden itibaren yeni bir yasaklama kararı alınmaktadır. Bu yasaklama kararlarını sürekli hale getirmektedir. Mardin Valilik kararları sürekli hale geldiğinden sinirlandırmanın İSTİSNAİ olması kuralına aykırı hale gelmektedir. Tedbirin zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşıladığının kabul edilebilmesi için amaca ulaşmaya elverişli olması, başvurulabilecek en son çare ve alınabilecek en hafif önlem olarak kendisini göstermesi gerekmektedir. Temel ilkelerde vurgulanan bir başka husus, sınırlandırma rejiminin düzenlenmesi ve uygulanmasında ölçülülük ilkesinin esas alınması yükümlülüğüdür. Ölçülülük ilkesinin gereği olarak kamu otoriteleri, gerçekleştirdikleri müdahalelerde, hedeflenen amaca ulaşmak için özgürlüğü en az sınırlandıran yöntemi kullanmalıdır. Bu kapsamda, kamu otoritelerinin, toplantı ya da gösterilerin niteliğini kökten bir şekilde dönüştüren, örneğin bunları şehrin daha az merkezi yerlerine yönlendiren eylem ya da işlemleri ölçülülük ilkesine aykırı olur. Ayrıca belirli bir zaman ya da mekândaki tüm gösterilerin yasaklanması da her bir olayın spesifik koşullarını göz önüne alma ve değerlendirme imkânını ortadan kaldırması nedeniyle, yine ölçülülük ilkesine aykırıdır. Son olarak, toplantı ve gösterileri, merkezi ya da ücra olsun, belirli bir güzergâh ve mekânla sınırlandıran düzenleyici işlemler de özgürlüğün iletişimsel işlevini ciddi olarak zedelediği için, karine olarak toplanma özgürlüğünün ihlaline neden olur.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2. maddesinde idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından iptal davası açılabileceği hüküm altına alınmıştır. Bunlardan birinin eksikliği halinde tesis edilmiş olan idari işlem hukuka aykırı olup iptal edilmesi gerekmektedir. İdari işlemin sebep unsuru; idareyi işlem yapmaya yönelten, harekete geçiren etkendir. Işlemin sebep unsuru hukuka uygun ve kamu yararı amacına yönelik olmalıdır. Sebebin yer alması yetmeyip bu sebebin gerçeği yansıtması gerekmektedir. Sebebin var olması halinde yapılacak yasaklama kararların yeterli olup olmayacağı araştırılması gerekmektedir.

Danıştay kararlarında “…idarenin takdir yetkisi içinde kalan tasarruflarından belli sebep göstererek işlem tesis ettiğinde, idari yargi organlarınca bu sebeplerin var olup olmadığı var olması halinde, böyle işlem yapılmasına yeterli sayılıp sayılmayacağının araştırılması gerekir…” (Danıştay 7 Daire 1984/1530 E., 1986/246 K., T.27.01.1986) denilmektedir. Mardin Valiliği tarafından ilan edilen yasaklama ve erteleme kararları pandemi ve istihbari bilgiler sebep gösterilerek yapılmaktadır. Verilen yasaklama kararları tamamen varsayıma dayanılarak verilmektedir. Mardin Valiliği her ne kadar yasaklama ve erteleme gerekçesi olarak bir takım şiddet içerikli olayların gerçekleşeceği ihtimalinden söz etmişse de; varsayım üzerine ve somut bir olgu gösterilmeden, temel hak ve özgürlüklerden olan toplantı ve gösteri yürüyüşleri yapma hakkı ile ifade özgürlüğü hakkı kısıtlanamaz. Doğma riski bulunan bir tehlike için Valilik, temel hak ve özgürlükleri kısıtlamak yerine, sözkonusu riske karşı gerekli önlem ve tedbirleri almakla yükümlüdür. Bu nedenle Valiliğin aldığı karar, temel hak ve özgürlükleri ortadan kaldıran hukuka aykırı bir işlem olduğundan iptali gerekmektedir. YÜRÜTMENİN DURDURULMASI TALEBİNE İLİŞKİN OLARAK 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 27. maddesine göre telafisi güç veya imkansız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması halinde idari işlem hakkında yürütmenin durdurulmasına karar verilebileceği belirtilmektedir.

Mardin Valiliği tarafından ilan edilen, 04/10/2021 tarih ve 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu hükümlerine göre düzenlenecek gösteri yürüyüşü ve açık hava toplantılarının 2911 Sayılı Kanunun 17. maddesine istinaden YASAKLANMASI ve ertelenmesi kararının kararlarının uygulanması halinde toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı ile ifade özgürlüğü hakkının açıkça ihlali anlamına gelmektedir. Bu hakların ihlali nedeniyle telafisi güç veya imkansız zararlar ortaya çıkacaktır. Mardin Valiliği aldığı bu kararları takdir yetkisi, sebep unsuru ve maksat unsurları yönünden açıkça hukuka aykırıdır. Valilik tarafından bu kararların alınması sonucu Anayasada güvence altına alınan ifade özgürlüğü ile toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlalini taşımaktadır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 27. maddesinde belirtilen her iki şart birlikte sağlandığından YÜRÜTMENİN DURDURULMASI gerekmektedir.”

Kaynak: Editör:
Etiketler: Mardin, Barosu,, Valiliğin, yasaklama, kararlarına, karşı, dava, açtı,
Yorumlar
Haber Yazılımı