Haber Detayı
14 Ocak 2021 - Perşembe 16:31
 
Davutoğlu, Mardin'de kongreye katıldı
Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, partisinin Mardin 1'inci Olağan İl Kongresi'ne katıldı.
politika Haberi
Davutoğlu, Mardin'de kongreye katıldı

Özel bir otelin konferans salonunda  gerçekleştirilen kongre, saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başladı. Sosyal mesafe kuralına dikkat edilen kongrede, partililer içeriye maske ve ateşleri ölçülerek alındı. Kongrede partilileri selamlayan Davutoğlu, gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. 

Yedi bin yıl önce yedi ayrı dilin, yedi ayrı dinin, yedi ayrı kültürün yaşadığı kardeşlik ve barış şehri  Esselamualeykum,Roj baş,Şlomo 3 dilde partililerini selamlayarak söze başlayan Gelecek Parti Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Hatırlarsanız Başbakan iken Davos’ta basın toplantısında “Türkiye’ye geldiğimizde nereleri ziyaret etmemizi tavsiye edersiniz?” diye soran gazeteciye “iki gizli hazineyi ziyaret edin demiştim: Mardin ve Amasya” Çünkü biliyordum ki, Mardin’i tanıyan herkes insanlığını yeniden keşfeder. Çünkü biliyordum ki, her dilin ahenk içinde konuşulduğu Mardin’in sokaklarında gezen herkes barışı ve kardeşliği yaşar. Çünkü biliyordum ki Zinciriye’nin, Kasımiye’nin, Latifiye’nin, Hatuniye’nin havasını teneffüs eden herkes ilmimizin, irfanımızın ve hikmetimizin derinliğini hisseder. Özetle biz Mardin’i aşkla ve muhabbetle seviyoruz, onda kendimizi buluyoruz, evimizde hissediyoruz. Hepinize tüm arkadaşlarım adına muhabbetlerimi sunuyorum” dedi

Öncelikle il başkanımız Cesur bey ve ekibi olmak üzere bugün Mardin il kongremizin gerçekleşmesine katkıda bulunan bütün kardeşlerime verdikleri emeklerden dolayı minnettar olduğumuzu ve teşekkür ettiğimizi ifade etmek istediğini ifade eden Davutğlu,” Allah hepinizden razı olsun. Birinci Olağan kongremiz hayırlara vesile olsun. Gelecek Partisi engelleri birer birer aşarak aziz ülkemizde huzur, güven ve refahı inşa etmek üzere yola çıkan cesur yürekli insanların partisidir. Kuramazlar dedikleri bir dönemde partimizi kurduk ve ülkenin üzerine çökmüş korku bulutlarını dağıttık. Biz çığır açtık, başkaları da bu çığırın izinden cesaret bularak yola çıkabildiler. Bizden önce 2018’de iki, 2019’da yine sadece iki parti kurulmuşken Gelecek Partisinin kurulduğu 12 Aralık 2019’dan bu yana 2020’de 24 parti kuruldu. Değerli arkadaşlar, Bundan sonra da çığır açan, öncülük eden, çözüm üreten ve millete umut olan bir siyasi çizgiyi sürdüreceğiz. Yine “Cumhurbaşkanlığı Hükümet sistemini eleştiriyorlar ama bir alternatif ortaya koyamıyorlar” diyenlerin önüne iç dokusu sağlam güçlü bir alternatif ortaya koyduk: “Tam Demokrasi için Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem”. Önümüzdeki günlerde de 1 Şubat’ta savunduğumuz yeni nesil siyasetin ahlaki temellerini oluşturan “Temiz Siyaset Belgemizi” açıklayacağız.Onlar bizi görmek istemeseler de, sesimizi bastırmak isteseler de biz en gür sesle haykırmaya, en cesur yürekle yürümeye devam edeceğiz.”ifadelerini kullandı

 

 

Güzelim Mardin’imiz maalesef bu iktidarın elinde Türkiye’de işsizliğin en yüksek olduğu şehirlerden birisi haline getirildiğini kaydeden Davutoğlu konuşmasına şöyle devam etti.” . Mardin’imizde işsizlik yüzde 30’un üstündedir.  Varın siz gençlerde işsizliğin ne kadar olduğunu düşünün. Mardin’i işsizliğin merkezi haline getirdikleri yetmiyormuş gibi dünyanın tanıdığı Mardin tahıl ürünlerini ve üretimini de yok mesabesine getirmişlerdir. Bu iktidar bir taraftan enerjide çağ atladığımızı iddia etmektedir ama Mardin’de artık ağır bir cezaya dönüşmüş olan elektrik ve su sorunu devam etmektedir. Ama bu şartlar altında dahi Mardin’e bakanların yolu hiç düşmüyor. CHS’ne geçtikten sonra  Mardin’e gelen devlet yetkilileri listesine bakın. Sadece güvenlik ağırlıklı ziyaretler var. Bunun dışında sağlık spor ve tarım bakanları sadece birer kez gelmişler.  Başta Eğitim ve Ekonomi bakanları olmak üzere diğerleri ise hiç uğramamış. CB ise sadece yerel seçimlerde kampanya için gelmiş.  Onların dünyasında artık millet yok Ankara’nın lüks salonları ve sarayları var.  Bütün bunlar bir tarafa Mardin’deki en büyük sorun yıllardır milli iradenin yok sayılarak ve cezalandırılarak kayyım tarafından yönetilmesidir. Bu iktidar açıkça Mardinliye diyor ki: Ey Mardinli ben sana ve senin irade saygı duymadığım gibi seni cezalandırıyorum. Senin oylarını yok sayıyorum. Seni yok sayıyorum.  Nasıl Kürt Meselesi yoksa sen de yoksun! Senin Mardin’i yönetmeye hakkın olduğuna inanmıyorum ve saygı duymuyorum. Ne oluyor kardeşlerim? Mardin bizim ülkemizin bir parçası değil mi? Diyarbakır bizim ülkemizin bir parçası değil mi? Bu nasıl bir bölücülüktür? Bu nasıl bir millete ve hatta devlete düşmanlıktır. Böylesi bir kötülüğü ancak bu koalisyon iktidarı yapardı. Buradan açıkça sesleniyorum. Milletin iradesine saygısı olmayanlar milletin de ülkenin de devletin de düşmanlarıdır.”

KCK DÜZENİNİ DE KAYYIM DÜZENİNİ DE BİTİRECEĞİZ.

 Davutoğlu,” Biz onun için Gelecek Partisi olarak diyoruz ki: KCK düzenini de Kayyım düzenini de bitireceğiz. Milletimizi ne KCK terörüne ezdireceğiz ne de Kayyım vesayetine. Çünkü kadim şehrimiz Mardin, Mardinliler kendilerine yönetecek iradeye de akla da birikime de sahiptirler. Mardinlinin, Diyarbakırlının, Batmanlının bu koalisyon iktidarının ne vesayetine ne aklına ne de ülkeyi berbat eden ahlakına ihtiyacı yoktur. Artık onların sesine kulak veren, onların derdine derman olan ve aslen de onlara ait olan Gelecek Partisi var.  Türkü, Kürdü, Arabı, Süryanisiyle bütün kardeş halkları altında toplayan Gelecek Partisi’nin çınarı kadim barışın yeni adresidir. Milyonlarca vatandaşın oyunu yok sayan bu koalisyon iktidarı eski Türkiye’nin yolunda tam gaz gitmektedir. Adeta 1990’ları hiç yaşamamışız gibi milletin bu ülkeye aidiyet duygularını yok etmek için ellerinden geleni yapıyorlar. Onlar ne yaparsa yapsın biz GELECEĞİMİZE sahip çıkacağız, Onlar KCK diyecek biz millet iradesi, Onlar Kayyım diyecek biz milletin hakları, Gelecek Partisi Türkiye’nin gündeminden bu eski Türkiye, darbe artığı aklı kaldırıp atacak inşallah, Gelecek Partisi ülkemizin ve milletimizin sorunlarını inkar edenlerle sonuna kadar mücadele edecek, Bu koalisyon iktidarına göre: Bir ekonomik sorunumuz yok, Bir işsizlik sorunumuz yok, Enflasyon ve zam yağmuru sorunumuz yok, Ve elbette bir Kürt Sorunu da yok, Buradan hepinize sesleniyorum, Bu Eski Türkiye artıkları sizleri sorun görüp ardından da Kürt Sorunu yok dediğinde şaşırmayın, kızmayın. Emin olun bu liyakatsiz ve ciddiyetsiz koalisyon iktidarına göre TÜRKİYE’NİN HİÇBİR SORUNU YOK! Ülkemiz güllük gülistanlık, Emin olun bunu söylerken de artık samimi olduklarını düşünmeye başladım, Çünkü bu koalisyon iktidarı kendi cennetinde yaşıyor, Bunların milletin dünyasıyla bir alakası yok artık, Bular kendi cennetlerinde mutlu ve mesut yaşıyorlar, Yedikleri önlerinde yemedikleri arkalarında, Bunların dünyasında bir kişiye dört-beş maaş var, Milletin dünyasında yüzde 30 işsizlik, Bunların dünyasında bir kişinin dört-beş maaşla bir ayda kazandığını asgari ücretli iki senede zor kazanıyor, Evet Kıymetli Kardeşlerim uçurum bu boyutta artık, Ondan sonra nasıl anlasın bunlar milletin derdini, Mardinlinin derdini! Kıymetli Vatandaşlarım, Aziz Mardinliler,Bugün dünya ve ülkemiz ciddi bir krizin içerisinden geçmektedir,Bütün dünya ve ülkemiz Korona salgınıyla mücadele ediyor,Bu kolay bir mücadele değil,Maalesef biz bu salgına böylesine liyakatten ve ciddiyetten nasibini almamış bir koalisyon iktidarıyla yakalandık,Bu koalisyon iktidarının Korona ile mücadelesinin özü yüzlerine gözlerine bulaştırdıkları maske dağıtımı rezaletinden ibarettir, Evet, basit bir maske meselesini nasıl berbat ettilerse bugün de bizleri büyük bir krizin eşiğine getirip bıraktılar" fadelerini kullandı

Dünya aşı oldu biz yeni başlıyoruz

Bugün Korona ile mücadelede dünyanın birinci gündemi aşı meselesi olduğunu vurgulayan Davutoğlu konuşmasına şöyle devam etti." Dünyanın bütün ülkeleri, Gelişmiş olanları, gelişmekte olanları, Zengin ülkeler, kalkınmakta olan ülkeler, Dünyanın tamamı farklı aşıları ülkesine getirmek için yarış içerisindedir, Kendi ülkesinde aşı geliştirenler hatta birkaç tane aşı geliştirmiş olanlar bile farklı ülkelerde geliştirilen aşılardan satın alma yapıyorlar, İşte Çin gidip Almanya’da iki Türk bilim insanının geliştirdiği aşıdan 100 milyon alıyor, İşte Amerika, kendisi birkaç farklı aşı geliştirmesine rağmen gidip Oxford aşısını, Alman aşısını da satın alıyor, Biz ne yapıyoruz? Bizim ne yaptığımızı anlayan var mı Allah aşkına?Eğer aşı konusunda Sayın Cumhurbaşkanını ciddiye alırsanız Sağlık Bakanının ne yaptığını bilmediği ortaya çıkıyor, Yok eğer aşı konusunda Sağlık Bakanını ciddiye alırsanız bu sefer de Cumhurbaşkanının Türkiye’nin aşısı olup olmadığını bilmediği ortaya çıkıyor, Gelecek Partisi olarak bir aydır basit sorular soruyoruz kendilerine,Diyoruz ki, Sayın Bakan, Sayın Cumhurbaşkanı; Bizim Korona aşımız var mı? Evet var, diyorlar. İyi güzel. Ne kadar aşımız var? Sadece 3 milyon, yani ancak 1.5 milyon vatandaşa yetecek kadar. Yani bu kadar aşı Mardin ve Diyarbakır’a yetmez. Peki geriye kalan 80 milyonun üzerindeki vatandaş ne olacak? Cevap yok.Peki siz niçin sadece Çin aşısı aldınız?Dünyanın tamamı farklı aşılardan sepet yaparken siz niye sadece Çin aşısı alıyorsunuz? Cevap yok.Peki Çin aşısı aldınız, niçin 50 milyon alıyorsunuz? Niçin mesela bütün vatandaşlara yetecek kadar, 180-200 milyon doz almadınız? Cevap yok. Peki siz gerçekten 50 milyon doz aşı aldınız mı?  Nerede bu aşılar? Ne zaman gelecek 50 milyon? Cevap yok. Peki kaça aldınız? Sözleşme nerede?Cevap yok. Aracı firma yok diyordunuz, bu aracı firma nedir? O firma lojistik işi yapacak? Peki sayın bakan, bu firma nasıl bir lojistik işi yapıyor? Bu lojistik firması mı ilaç firması mı? Cevap yok.Peki siz niçin iki Türk bilim insanının geliştirdiği aşıyı almadınız? Cevap yok. Sizin aşı aldığınız Çin bile bu iki insanımızın geliştirdiği aşılardan 100 milyon alıyor, siz niye almadınız? Bakın daha dün Kanada bu aşıdan 20 milyon ek aşı aldı, siz niçin almıyorsunuz? Cevap biz de aslında aldık, görüşme yapıyoruz, görüşüyoruz, görüşeceğiz! Yahu Allah rızası için ne diyorsunuz ,Görmüyor musunuz, her ay 5-6 bin kardeşimiz korandan ölüyor, ekonomimiz büyük bir darbe yiyor, siz ne bekliyorsunuz?Cevap yok ama yarım ağızla yerli aşı filan diyorlar,Yahu kendi aşısı olan ülkeler başka ülkelerden aşı alırken siz ne diye yerli aşıyı bekliyorsunuz? Cevap yok.Hasılı kelam kıymetli kardeşlerim bu koalisyon ne millet umurunda ne ekonomimizin hali ne de Korona salgının sebep olduğu yıkımlar,Maske dağıtım işini yüzüne gözüne bulaştıranların ülkemize aşıyı da ZAMANINDA getirmesi zor görünüyor,"

Eski Türkiye artığı bizi darbe ile tehdit etti”

davutoğlu," Bakın altını çizerek söylüyorum: ZAMANINDA!Nasıl zamanında gelmeyen adalet adalet değilse zamanında gelmeyen şifa da şifa değildir,Ne olmasını bekliyorsunuz on binlerce vatandaşımız koranadan ölecek,Doğu Türkistanlı kardeşlerimize akıl almaz zulümler yapan Çin’den aldığınız aşı da Çin’in keyfine sizin beceriksizliğine göre bir ara ülkemize gelecek; öyle mi?Bu nasıl bir ciddiyetsizliktir, bu nasıl bir umursamazlıktır.Yazıktır, günahtır. Dünyanın birçok ülkesinde herkes milyonlarca kişinin aşılanmasını izleyecek,Biz de ülkemizde ölen vatandaşlarımızı, salgın rakamlarını, kapanmış okulları, boş statları, kapanmış kafeleri, batmış restoranları ve sinek avlayan esnafımızı mı izleyeceğiz!Bunu mu reva görüyorsunuz millete!Size biz aşı nerede dedikçe siz gündemi kapatmak için trajikomik tartışmaları büyütüyorsunuz,Biz aşı nerede diyoruz siz ama “sözde cumhurbaşkanı” dediler diyorsunuz,Biz aşı nerede diyoruz siz ama “bakın bir eski Türkiye artığı bizi darbe ile tehdit etti” diyorsunuz,Biz aşı nerede diyoruz siz ama “bakın Boğaziçi üniversitesinde büyük bir terör örgütü kalkışma içerisinde” diyorsunuz,Siz ne derseniz deyin,Siz gündemi değiştirmek için ne kadar trajikomik olmayı göze alırsanız alın biz “aşı nerede” demeye devam edeceğiz,11 Aralık’ta aşılama başlayacak diyerek ilk yalanı söylediniz,Bu yalana şimdi de aşılama başladı diye devam ediyorsunuz,Sayın Sağlık Bakanı, günde 1,5-2 milyonu aşılayacaksanız ve bugün aşılamaya başladıysanız size basit bir sorumuz var:Yarına aşınız var mı? Cevap yok. Çünkü ortada aşı yok.Ayrıca bu Çin aşısıyla ilgili dün itibariyle kafaları fazlasıyla karıştıran sonuçlar gelmeye başladı,Endonezya’da yüzde 78 etkinlik sonucu çıktı endişenlendik,Şimdi de Brezilya açıkladı, Çin aşısının etkinliği yüzde 50!Kafalar iyice karıştı,Bizim Sağlık Bakanlığı aynı aşının etkinliğini yüzde 91 buldu,Vallahi, buradan söylenecek tek şey Brezilyalılar aşılarını alıp, buyursun buraya gelsinler burada vurulsunlar.Siz niçin hiçbir konuda şeffaf olamıyorsunuz,Korona salgının başından beri söylüyoruz: Şeffaflık yaşatır, karartma öldürür!Daha da kötüsü sağdan solda ha bire iktidar yandaşlarının kendilerini aşılatmaya başladıkları haberleri geliyor,Bu tam da size yakışır,Bu da ahlaktan, adaletten ve insaftan nasibi olmayanlara yakışır.Bütün sağlık personeli aşı olmadan eğer bir dozu yakınlarınıza, yandaşlarınıza veya kendinize ayırdıysanız yazıklar olsun sizlere,

Bu koalisyon iktidarı artık ciddi ve sorumlu bir yönetim sergileme kabiliyetini tamamen kaybetmiştir

Bu koalisyon iktidarı artık ciddi ve sorumlu bir yönetim sergileme kabiliyetini tamamen kaybettiğini hatırlatan Davutoğlu," ,Hatta daha açık söyleyelim,Bu iktidar sivil ve siyasi bir iktidar olma özelliğini de kaybetmiştir,Konu ne olursa olsun bu kadar terörden bahseden,Sorun ne olursa olsun eski Türkiye’nin mahkeme, polis ve apolet diliyle konuşan bu koalisyon iktidarının ne sivilliği kalmıştır ne de siyasi tabiatı,Kendi yandaşlarından bir kişiye dört maaş verirken, ağzını açan her bir vatandaşa da dört terör örgütü üyeliği vermekteler,Koalisyonun büyük partisi AK Parti programını artık tamamen inkâr eder düzeye gelmiştir,Etnik, bölgesel ve dinsel milliyetçilik ayaklarımızın altında sloganlarıyla yola çıkan AK Parti bugün eski Türkiye’nin bütün ötekileştirmelerinin şehvetli savunucusu haline gelmiştir,Evet, Mardinlilere kayyım atamışlardır, Mardinli kendisini yönetemez demişlerdir,Ama aynı AK Parti kendi kendisine de kayyım atamıştır ,Bugün koalisyon iktidarının vasisi 17/25 FETÖ saatinin önünde poz veren kişidir, Bu iktidarın sözcülüğü ise Sayın Erdoğan’a kalmıştır.Bakın sayın Bahçeli birkaç gün önce yaptığı açıklamada Türkiye’ye yönelik oyunları sararken Gezi olaylarından, 6-8 Ekim olaylarından, hendek teröründen ve 15 Temmuz hain darbe teşebbüsünden bahsetmiştir. Ama bu silsilenin asli unsurlarından olan 17-25 Aralık’ı bilinçli bir şekilde atlamıştır.Sayın Bahçeli 17-25 Aralık’tan bahsetdemez çünkü 17-25 Aralık’ta FETÖ’nün hükümeti devrime teşebbüsüne açık destek vermiş, yıllarca saatini 17.25’e ayarlamıştır. Sayın Erdoğan ve Bahçeli tekrar bi araya geldiklerinde bu soruyu kendi aralarında cevaplandırmalıdırlar: 17-25 Aralık meşru hükümete karşı bir darnbe girşimi midir yoksa bir yolsuzluk meselesi midir?Ama sayın Erdoğan bunu soramaz, çünkü artık sadece Sayın Bahçeli’nin değil başta milletin ve millet değerlerinin düşmanı Maocu bir zihniyet olmak üzere 28 Şubatçı eski Türkiye  artıklarının vesayeti altındadır."

Davutoğlu," AK Parti programı, ilkeleri, değerleri ve siyaseti atanan kayyımla fiilen yok edilmiştir, Artık AK Partili kardeşlerim MHP’li taklidi yapabildikleri oranda kendilerine AK Parti’de yer bulabilir hale gelmiştir, Türkiye’nin her yerinde olan Ak Parti, Sivas’tan ötesini kendisine yasaklı bölge ilan eden küçük, dar, marjinal ve radikal siyasi partilerin ve anlayışların vesayeti altına girmiştir,Ben AK Partili kardeşlerimin tıpkı Mardinli kardeşlerim gibi bu siyasi vesayet kayyımına hayır dediklerini biliyorum, Çünkü bu kayyım iktidarının Türkiye’ye, milletimize ve yarınlarımıza sunabileceği hiçbir şey bulunmamaktadır,Milletimizin derdi ekmektir, bu koalisyon iktidarının derdi milletin içerisinde fitne ve korku tohumları ekmek, Milletimizin derdi hak ve özgürlüklerdir, bu koalisyon iktidarının derdi bir gün daha fazla imtiyazlı iktidarlarını devam ettirmek,Milletimizin derdi huzur ve emektir, bu koalisyon iktidarının derdi kamu malına biraz daha çökmek, Gelecek Partisi’nin derdi Türkiye’dir, bu koalisyon iktidarının derdi Türkiye’yi küçültmek!Ekonomimiz küçülüyor, iş imkanları küçülüyor, ekmeğimiz küçülüyor. Ne zaman hamaset yükselirse, milli ve dini duyguları istismar artarsa, demokrasi ve hukuk devletinden uzaklaşılırsa ekmek de küçülür ekmek de! Ondan sonra çıkar bu iktidar askıda ekmek kampanyası başlatır.Bu koalisyon iktidarı yönünü tamamen kaybetmiştir,Hiçbir başlıkta zerre tutarlılık sergileyememektedir,2020 senesi maalesef salgın dolayısıyla bütün dünyada olduğu gibi Türkiye’de de birçok şeyin durduğu ve aksadığı bir yıl olarak tarihe geçti.Dünyada ekonomik faaliyet, ticaret, eğitim ve sosyal hayat ciddi anlamda aksadı, hatta zaman zaman durdu.Ama dünyanın gelişmiş ve gelişmekte olan ekonomilerin çoğunluğunda adalet durmadı, demokrasi donmadı, hukuk rafa kalmadı.Türkiye’de maalesef 2020; demokrasinin, adaletin, hukuk devletinin rafa kaldırıldığı, medyanın susturulduğu bir yıl olarak geçti,On binlerce insan Cumhurbaşkanının kendisine açtığı davalarla meşgul,Binlerce insan düşüncesini ifade ettiği için mahkeme kapılarında ve duruşma salonlarında sürünüyor,Dünyada faizler ve enflasyon sıfırlanmış durumda…Bizde ise dünyanın 17 katı faiz, en az 15-20 katı enflasyon var.Bütün bu tabloyu ortaya çıkaran iktidar ise hiçbir şekilde sorumluluk almıyor,Aksine bu ekonomik felaketin mimarı olan damat, Cumhurbaşkanı affıyla elini kolunu sallayarak ortadan kayboldu,Bir gün önce yedirmeyiz dedikleri ekonomi bakanı, Erdoğan affıyla yaptığı bütün yanlışların hesabını vermeden sıvıştı gitti,Allah herkese böyle merhametli iktidar nasip etsin,Resmen ülkenin, milletin kaynaklarını üç yılda çarçur eden Bakan elini kolunu sallayarak Erdoğan affıyla kaçtı gitti,Geriye reform yapacağını söyleyen bir iktidar kaldı,Son bir ay içerisinde reform dedikçe siyasi parti kapatma, reform dedikçe siyasi partileri ortadan kaldırma, tabipler birliğini kapatma, onu içeri atma bunu tutuklama lafları havada uçuştu,Koalisyon iktidarının vasisi ağzını açtıkça birilerin içeri atılmasından, birilerinin itlaf edilmesinden, birilerinin tutuklanmasından dem vurup durdu,Millet “aman siz reform demeyin”, “Allah rızası için de reform yapmayın” noktasına geldi,“Siz reformu bırakın” reform deyince bile memleket bu kadar geriliyorsa, reform yaptığınızda neler olacağını tahayyül bile edemiyoruz,Ayrıca siz kendinize yakışan hukuk reformunu zaten yaptınız,

Mesela; Bir sıkımlık demokratik canı olan Anayasa Mahkemesi’ni de artık bir arka bahçeye dönüştürdünüz,Siz adalet reformu yaptınız,Mesela; Serbest bıraktığınız mafya liderleri siyasi parti başkanlarını ölümle tehdit ediyor,Siz ekonomik reformu yaptınız,Türkiye artık dünyanın en fazla faiz veren ekonomisi,Evet dünya liginde en yüksek faiz veren ekonomilerden biriyiz artık,Hayaller faiz düşmanlığı, gerçekler dünyanın en büyük faiz cennetini yaratmak,Bu iktidar reform dediğinde, demokrasinin yok edilmesini kastetmektedir,Bu iktidar ekonomik büyüme derse kişi başına gelirin beş yılda 11 bin dolarlardan 8 bin dolara inmesini kastetmektedir,Bu iktidar şaha kalkmış ekonomi derse 2825 TL, 90 Kuruş asgari ücreti, askıda ekmeği kastetmektedir,Bu iktidar güçlü Türkiye derse bir gün Putin’in diğer gün Biden’ın, bir gün Trump’ın diğer gün Çin’in etrafında savrulmayı kastetmektedir,Artık bir soykırıma doğru giden Doğu Türkistan zulmü karşısında Çin’e bir tek cümle kuramayanlar, gidip Çin’le mazlum Doğu Türkistanlı kardeşlerimizin birer terörist olarak Çin’e iade edilmesi için anlaşma imzalamışlar,Bu nasıl bir onursuzluktur,Gerçekten tarihe geçtiniz,Ancak sizin gibi sözüm ona “yerli ve milli bir iktidar” Doğu Türkistan’ı unutup Çin’in soykırımlarına çanak tutabilirdi, Bakınız Meclis’te komisyonda olan anlaşma Türkiye Cumhuriyeti devleti tarafından Çin’le imzalanmıştır,Kimse kimseyi kandırmasın,Meclis sadece imzalanan bu anlaşmayı onaylayacaktır,Asıl onursuzluk, asıl vicdansızlık bu anlaşmayı imzalayıp ardından da TBMM’ye göndermektir,Bu açık bir şekilde milletin iradesine, vicdanına, ahlakına ve inancına hakarettir,Bu sözde yerli ve milli iktidar açık bir şekilde bu onur kıran anlaşmadan çekildiğini ilan etmediği sürece Doğu Türkistanlı kardeşlerimize yapılan zulme ortak demektir,Zaten biliyorsunuz, birçok ülkenin Çin’i kınayan mektubuna bile imza atacak cesaret ve vicdanı ortaya koyamamışlardı,Çin’le kurdukları “zillet ittifakı” yeterince milletin onurunu kırmamış gibi, bir de gidip Çin’le aşı anlaşması imzaladılar,Kıymetli Vatandaşlarım, Aziz Kardeşlerim,Şimdi de birden sayın Cumhurbaşkanı Avrupa Birliği’ni hatırladı,Tekrar döndük başa,Ülkeyi kimsenin ağzını açamadığı bir askeri garnizona dönüştürüp sonra da “Türkiye’nin yeri Avrupa’dır” demeye başladı,Bir gün Avrupa en büyük tehdit diğer gün yerimiz Avrupa,Bir gün Avrupa en büyük düşman diğer gün hedefimiz AB üyeliği,Bakın Sayın Erdoğan geçtiğimiz gün AB ile ilişkilerde 18 Mart 2016 mutabakatını güncelleyerek hayata geçireceğiz . Peki siz değil miydiniz bu ülke vatandaşlarına vize muafiyetini sağlayan o mutabakatı imzalayan bu ülkenin başbakanının trol çeteleri üzerinden yıpratılmasına izin veren?O gün ihanetle ve ajanlıkla suçlanan bu mutabakatı bugün nasıl savunur hale geldiniz?İşte biz durduğumuz yerde duruyoruz siz neredesiniz?Bu nasıl bir savrulmadır, bu nasıl bir ciddiyetsizliktir.Bu şekilde değil devlet kabile yönetilmez.Bu millet bunları hak edecek ne yaptı size?Kıymetli Vatandaşlarım,Türkiye hızla yeniden demokrasi eksenine dönmediği sürece ne ekonomik kalkınma olur ne de itibarlı bir devlet,Denklem çok basit: ne kadar demokrasi o kadar ekonomik refah,Ne kadar demokrasi o kadar ekonomik kalkınma,Bu koalisyon iktidarının gündeminde demokrasinin d’si bile yok,İşte gündemlerini görüyorsunuz,Nasıl milyonlarca vatandaşın oy verdiği bir partiyi kapatırız,Nasıl tabipler birliğini kapatırız,Nasıl üniversite kapatırız,Kafayı kapatmaya takmışlar,Ancak buna biz şaşırmıyoruz,Çünkü kendilerine yüzde elli oyla teslim ettiğimiz iktidarı götürüp Türkiye’nin yarısında olmayan bir kayyıma teslim etmenin sonucudur bu,Dünya’da kendi kendisine kayyım atayan ilk iktidar partisi AK Parti olmuştur,Kayyımın keyfi yerinde,Her gün talimatlar yağdırıyor.Ülkenin cumhurbaşkanı bu talimatların altında inim inim inliyor,Arada bir hesap vermeye gidiyor,Kayyım beğenirse hesabı devam ediyorlar,Allah’ın her günü kayyım ne sorun çıkaracak diye titreyerek bekleyip duruyorlar,Kayyım bir çıkıyor AK Parti’nin iki numarasını teröre destek vermekle suçlayıp tehdit ediyor,İktidardan tık yok.Bir cevap bile veremiyorlar,Şunu çıkar, bunu hemen tutukla…emirler yağıyor…İşte bütün bunların ismi Cumhurbaşkanlığı Kayyım Hükümet sistemidir…Kendilerini yapmayın etmeyin, bu Türkiye’ye kötülük olur dediğimiz cumhurbaşkanlığı düzeni…Ama milletimiz her şeyi görüyor,Derin basireti ile sessizce her şeyi bir kenara yazıyor,Ferasetiyle herkesin karnesini tutuyor, notunu veriyor,Bunlar milletin sessizliğini itaat zannediyorlar,Günü geldiğinde Mardin’deki kayyım düzenin de Ankara’da kayyım düzeninin de nasıl biteceğini hep birlikte göreceğiz,Biz GELECEĞİMİZE inanıyoruz,Herkesin de aydınlık ve huzurlu GELECEĞİMİZE inanmasını istiyoruz,Bizde yeis yok umut var,Bizde korku yok inanç var,Günü geldiğinde milletin bunlara sandıkta nasıl bir ders verdiğini göreceksiniz,Çünkü milletimiz bunların kayyımından da vesayet düzeninden de, ahbap-çavuş iktidarından da, yandaş düzeninden de daha güçlüdür, daha dirayetlidir ve hepsinden önemlisi daha ahlaklıdır,Milletimiz kamu kaynaklarına çökenleri,Bir kişiye dört-beş maaş verenleri,İhale düzeni içerisinde haram-helal bilmeyenleri,Ekmeğini askıya çıkaranları günü geldiğinde hesaba çekecek yegâne mercidir."şeklinde önemli açıklamalarda bulundu

Kaynak: Editör:
Etiketler: Davutoğlu,, Mardin'de, kongreye, katıldı,
Diğer Fotoğraflar
Diğer fotoğrafları büyük görüntülemek için üzerini tıklayın.
Davutoğlu, Mardin'de kongreye katıldı
Davutoğlu, Mardin'de kongreye katıldı
Davutoğlu, Mardin'de kongreye katıldı
Davutoğlu, Mardin'de kongreye katıldı
Yorumlar
Haber Yazılımı